Popüler diyetlere kanmayın

Günümüzde sosyal medya başta olmak üzere çeşitli mecralarda dolaşan tek tip, sınırlayıcı, yüksek kalori kısıtlaması içeren popüler diyetler bulunuyor. Bu diyetler, çok hızlı kilo verdirme vaadi ile sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmayı engelliyor.
Beslenme kavramı; insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak yaşamını sürdürebilmesi için esas olan besin öğelerinin yeterli miktarda vücuda alınıp kullanılması olarak tanımlanıyor. Beslenme, bireyin yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için önemli bir etken. İnsan vücudu günlük olarak 40’tan fazla besin öğesine ihtiyaç duyuyor. Tek bir besinin, tüm bu besin öğelerini karşılaması ise mümkün değil. Bu besin öğelerinden birinden bile eksik beslenilmesi durumunda uzun vadede vücudun çalışma sisteminde bozulmalar ve dolayısıyla çeşitli hastalıklar meydana geliyor. Sabri Ülker Vakfı uygulanması sağlığa zarar verebilen diyetlere dikkati çekerek şu uyarılarda bulunuyor:
Şok diyetler olarak tabir edilen yüksek kalori kısıtlamalı diyetler
Bu tür diyetler açlık ile zayıflamayı temel alıyor. Günde 800 kalorinin altında enerji içeren bir diyet ile beslenmek; merkezi sinir sistemi ve gastrointestinal sistemde çeşitli problemlere, soğuk havaya karşı dayanıksızlığa, saç dökülmesine ve kuru cilde sebep olmasının yanı sıra, uzun vadede kardiyak aritmilere bağlı ani ölümlere bile yol açabiliyor. Sürdürülebilir olmayan bu diyetlerin aylarca uygulanması sonucunda, vücut düşük kalorili beslenmeye adapte olmaya çalışırken, bireyin bazal metabolizma hızında düşüş gözlemleniyor.
Yüksek protein, düşük karbonhidrat içeren diyetler
Bu diyette karbonhidratın türü, miktarından daha önemlidir. Örneğin; sebzeler, meyveler, kepekli tahıllar sağlıklı birer karbonhidrat kaynağı iken; yine karbonhidrat içeren şekerli besinler ise sağlıksız karbonhidrat kaynakları olarak nitelendiriliyor. Diyetin protein miktarını arttırmak tokluk sürecini uzattığı için, toplum tarafından zayıflama diyetlerinde tercih edilen bir yol olarak öne çıkıyor. Fakat uzun vadede yüksek proteinli beslenmek sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Tek bir besin tüketimine dayalı diyetler
Bu diyetlerin işleyişi, tek bir besin grubunun veya besinin tüketilmesi ve diğer besinlerin tüketiminin yasaklanması ile enerji alımını azaltarak kilo kaybı sağlıyor. Bu tarz sınırlayıcı diyetlerle kilo vermenin sonucunda yaşanan ağırlık kayıpları sürdürülebilir olmuyor. Bu diyet uygulaması bırakıldığında, verilen kilonun kısa sürede geri alındığı ve çoğunlukla verilen kilonun daha fazlasının geri kazanıldığı görülüyor.
Tüm bu zararlı diyet uygulamalarının yanı sıra; çeşitli otlarla zayıflama diyeti, idrar söktürücü (diüretik) etkisi olan çaylar ve bitkilerle yapılan diyetler ve yağ oranı yüksek diyetler de uygulanması sakıncalı diğer diyetler arasında sıranalabilir. Bu gibi diyetler kişiyi hızlı kilo verme-alma döngüsü içerisine sokuyor. Bu da vücudu yıpratıcı ve yaşlanmayı hızlandırıcı etki gösteriyor.
Popüler olarak tabir edilen diyetlerin temelinde yüksel kalori kısıtlamaları bulunuyor. Ancak günlük beslenme düzeninde kişinin ne yediği kadar, yediği besinlerden keyif alarak beslenmesi de oldukça önemli. Bir diyetin bir kişi için başarılı olması, o diyetin herkes için aynı etkiyi göstereceği anlamına gelmiyor. Besinlerin içeriğinde farklı besin öğelerini bulundurduğu, sağlıklı bir beden için diyette çeşitliliğin önemli olduğu ve diyetin kişiye özgü olduğu unutulmamalıdır.
Sabri Ülker Vakfı Hakkında:
Türk Gıda sektörünün duayeni Sabri Ülker anısına kurulmuş olan ve misyonunu Sabri Ülker’in hayat felsefesinden derleyen Vakıf, toplumu beslenme ve sağlık alanlarında bilimsel ve güvenilir bilgi ile aydınlatmak üzere faaliyetlerini sürdürüyor. Avrupa Beslenme Vakıfları İletişim Platformu’nun Türkiye’den tek üyesi olan Vakıf, 2009 yılından bu yana topluma sağlıklı yaşam ve beslenme konularında güvenilir bilimsel bilgiyi ulaştırmakta ve dünya genelinde referans kabul edilen kurumlar ile iş birliği içinde Türkiye’nin referans kurumu olma hedefiyle yoluna devam etmektedir. Çalışmaları, alanında uzman bilim insanlarının yer aldığı bağımsız bir Bilim Kurulu tarafından yürütülen Sabri Ülker Vakfı bilimsel ve kar amacı gütmeyen bir kurumdur.